Cennetin Krallığı'nda Jeneriğe Girmeyen Kralı Edward Norton Oynadı
Ridley Scott’ın Cennetin Krallığı filminde en dikkat çekici sürprizlerden biri Edward Norton’ın görünmeyen performansıydı. Norton, Kudüs’ün cüzzamlı kralı IV. Baldwin’i canlandırdı ama adının jenerikte yer almasını istemedi.
Sinema tarihinde zaman zaman beklenmedik konuk oyuncu hamleleri büyük yankı uyandırır. Bill Murray’nin Zombieland’deki kendisiyle alay eden çıkışı ya da Matt Damon’ın Interstellar sürprizi buna iyi örneklerdir. Fakat Ridley Scott’ın 2005 tarihli Cennetin Krallığı filmi, bu tür sürprizlerin çok ötesine geçen bir tercihe sahne oldu.
Filmin merkezindeki en önemli karakterlerden birini, Hollywood’un en saygın isimlerinden biri olan Edward Norton oynadı. Ancak Norton’un adı afişlerde öne çıkarılmadı, kapanış jeneriğinde de yer almadı. Üstelik izleyicilerin büyük bölümü, bu rolün arkasındaki ismi ancak yıllar sonra yapım notları ortaya çıkınca öğrendi.
Maskenin Ardındaki Kral
Cennetin Krallığı, 12. yüzyılda Haçlı Seferleri’nin yarattığı gerilim ortamında Kudüs’e giden genç Fransız demirci Balian’ın öyküsünü anlatıyor. Filmin odağında, Hristiyanlar ile Müslümanlar arasındaki kırılgan denge ve Kudüs’ün geleceği yer alıyor. Norton ise bu tabloda Kudüs’ün cüzzamlı kralı IV. Baldwin rolüne hayat vererek hikayenin en kritik figürlerinden birini üstlendi.
Başlangıçta yoğun çekim programı nedeniyle projeye dahil olması beklenmeyen oyuncu, Ridley Scott’ın kendi sahnelerini iki haftalık sıkışık bir takvime sığdıracağını söylemesi üzerine teklifi kabul etti. Norton için bu tercih, sıradan bir film işi olmaktan çok, büyük bir tarihi prodüksiyonun nasıl kurulduğunu yakından görme fırsatıydı.
Bir röportajında, bu rolü klasik anlamda bir oyunculuk fırsatı gibi görmediğini açıkça anlatmıştı. Ona göre asıl çekici olan, Ridley Scott gibi bir yönetmenin dev ölçekli bir projeyi nasıl yönettiğini perde arkasından izlemekti. Bu yüzden de adının görünmesini istemedi ve jenerikten çıkarılmasını özellikle talep etti.
Neden Jenerikte Yoktu?
Norton’un yaklaşımı oldukça netti: bu deneyim kişisel bir gözlem alanıydı ve büyük harflerle öne çıkan bir isim olursa o hissin bozulacağını düşünüyordu. Bu nedenle filmde önemli bir karakteri canlandırmasına rağmen, kendi isteğiyle kredilerde yer almadı.
Rolün dikkat çekici bir başka yönü ise görünüşüydü. Norton, filmin büyük bölümünde gümüş renkli maskeyle görülüyor; maskesini çıkardığı kısa sahnede bile ağır protez makyaj sayesinde tanınmaz hale geliyordu. Böylece karakter, hem fiziksel hem de anlatısal olarak filmin en gizemli figürlerinden biri olmayı sürdürdü.
Oyuncunun bir diğer ilginç tercihi de filmin sinemalarda gösterilen versiyonunu hiç izlememiş olması. Yapım sürecinde filme yapılan kısaltmalar ve müdahalelerden hoşlanmayan Norton, bu nedenle teatral sürümü görmeyi reddetti. Buna karşılık yaklaşık 48 dakika eklenen Director's Cut versiyonu, bugün hayranlar tarafından filmin en güçlü hali olarak kabul ediliyor.