Fabrice Luchini
Fabrice Luchini, 1 Kasım 1951’de Île-de-France bölgesinin Paris’inde, İtalyan göçmen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Ailesi meyve ve sebze satıcılığıyla geçimini sağlıyordu; bu nedenle onun çocukluğu da Paris’in 18. arrondissement’ındaki Goutte d’Or çevresinin canlı gündelik akışı içinde şekillendi. On üç yaşındayken annesi onu, Avenue Matignon üzerindeki daha “şık” kabul edilen bir berbere çırak olarak verdi. Luchini, burada çalıştığı dönemde gerçek adını geride bırakıp berberin oğlunun adını benimsedi: Robert olan isminin yerine Fabrice adını kullandı. Aynı yıllarda edebiyata karşı güçlü bir merak da filizlenmişti; Balzac, Flaubert ve Proust gibi yazarların dünyasına yöneldi ve sözün ritmiyle insanın iç dünyası arasındaki bağı kurmaya başladı. Bu arayış, müzik zevkinde de belirginleşti: James Brown’a duyduğu tutku onu soul müziğin yükseldiği atmosferleri yaşadığı diskoteklere sık sık götürüyor, adeta düzenli bir misafir haline getiriyordu. Bu müzikal çevrenin içinde, kendisi için bir kapı aralandı. Diskoteklerde tanıştığı Philippe Labro, ona ilk oyunculuk fırsatını verdi ve Luchini 1969’da Tout peut arriver yapımında ilk rolünü aldı. Ardından sahne sanatlarına dair eğitim sürecine geçti; Jean-Laurent Cochet yönetiminde oyunculuk çalıştı. Ancak kariyerinin asıl görünür biçimde genişlemesini sağlayan şey, Éric Rohmer ile kurduğu iş birliğiydi. Rohmer’in 1970 tarihli Le Genou de Claire filminde, ergen bir karakteri canlandırdığı küçük rolüyle dikkatleri üzerine çekti; bu performans, onu o dönemin seyircisi için tanınır hale getiren kilometre taşlarından biri oldu. Daha sonra Rohmer’in Perceval le Gallois ve Les Nuits de la pleine lune filmlerinde de yer aldı. Luchini’nin sinema yolculuğu, farklı yönetmenlerin setlerinde çeşitlenen deneyimlerle devam etti; Nagisa Oshima’nın, Pierre Zucca’nın, Claude Lelouch’un, Cédric Klapisch’in ve Édouard Molinaro’nun yönettiği filmlerde çalışma şansı buldu. Jean-Laurent Cochet’in etkisi, Luchini’nin sonraki tercihlerinde belirleyici oldu; tiyatro, onun için gerçek tutkunun adresi haline geldi. Luchini, tiyatronun hayatın kendisini ifade ettiği özgün bir alan olduğunu vurgulayan bir bakışla sahneye daha çok yöneldi. Genel izleyiciye asıl geniş ölçekte tanınmasını getiren yapım ise Christian Vincent’ın yönettiği 1990 tarihli La Discrète oldu. Böylece kariyerini iki farklı hatta dengelemeyi sürdürdü: bir yanda sinema, diğer yanda tiyatro. 1980’den beri tiyatro dünyasında özellikle metin okumalarıyla dikkate değer bir başarı yakaladı; La Fontaine’den, Nietzsche’den, Celine’in Voyage au bout de la nuit eserinden, Paul Valéry’nin metinlerinden ve Roland Barthes’in yazılarından seçkiler sunarak, edebiyatın düşünsel ağırlığını sahnede canlı bir anlatıya dönüştürmeyi sürdürdü.
Photos 5
Awards 11
-
Globes de Cristal Awards (2017)
Winner
-
Le Vaudeville prize (2016)
Winner
-
En İyi Erkek Oyuncu Volpi Kupası (2015)
Winner
-
Commandeur des Arts et des Lettres (2013)
Winner
-
Prix du Brigadier (2002)
Winner
-
César Award for Best Supporting Actor (1994)
Winner
-
Prix du jeune théâtre Béatrix Dussane-André Roussin (1994)
Winner
-
Prix Jean Gabin (1991)
Winner
-
Knight of the National Order of Merit
Winner
-
European Film Award for Best Actor (2013)
Nominee Evde (2012 film)
-
European Film Award – People's Choice Award for Best European Film (2011)
Nominee Potiche
Movies
Comments 0
Share your thoughts about this title
Sign InNo comments yet. Be the first to comment!